MENÜ
ESA E- DERGİ
DUYURULAR
SON 5 ÜYEMİZ
BEĞENİLENLER
TEOG GİTSİN DE NEOG GELSİN?
Anasayfa / YAZILAR / Makale Haftanın Yazısı
Ekleyen : M. Nihat Malkoç , 17 Eylül 2017 Pazar Beğen 4

M. NİHAT MALKOÇ

            TEOG(Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş) sınavı kaldırılıyor. Bakıyorum da herkes sevinç içerisinde. Fakat devamında olacakları düşününce sevinciniz kursağınızda kalabilir. Çünkü hangi sistem olursa olsun başarılı öğrencileri öncelemek zorundadır.

            Türkiye'de yıllardan beri LGS, OKS, üç aşamalı SBS, tekli SBS ve son olarak da 2013-2014 öğretim yılından beri TEOG (Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş) sınav sistemleri uygulanmıştır. Fakat nedense beklenen verim bir türlü alınamamıştır.

            Sınavların öğrencilerde aşırı stres ve kaygıya neden olduğu, sınavlar yüzünden öğrencilerin dershanelere yöneldiği, bunların da aile bütçesine ek yük yüklediği ve bu durumların okulların önemini azalttığı, ciddi sıkıntıları beraberinde getirdiği doğrudur. Fakat seçme olacaksa sınav kaçınılmaz. Topal koyun, sürünün arkasında kalmaya mahkûmdur.

            Genel anlamda yoğun sınav sistemini, özelde TEOG'u savunan bir insan değilim. Lâkin adil sıralama yapmak ve başarıyı somut bir çerçevede görünür kılmak için mutlaka bir eleme sistemi olmalıdır. Kurayla seçme olamayacağına göre sınav kaçınılmaz.

            Türkiye'de Galatasaray Lisesi, Kabataş Erkek Lisesi, İstanbul Erkek Lisesi, Robert Koleji gibi onlarca köklü eğitim kurumu var. Bunlara düz(vasat) öğrenciler alamazsınız.

            Bunun yanında Türkiye'de 607 tane Fen ve Sosyal Bilimler Lisesi var. Bununla beraber her ilde başarılarıyla haklı olarak isim yapmış onlarca Anadolu Lisesi var. Bu okullara hangi yöntemle öğrenci alacaksınız? Kurayla veya boy sırasına göre almayacaksınız herhalde. Nüfus kaydına(MERNİS) göre de olmaz. Eee nasıl olacak bu iş?

            TEOG'u kaldıralım da NEOG yapalım? Var mı ciddi teklifiniz, alternatifiniz?

            Her öğrenci her okulda okuyacak kapasitede değildir. Öğrencileri eğer ciddi sınavlardan geçirmeden marka değeri olan okullara alırsanız bu güzide okulların marka değerlerini ortadan kaldırırsınız. Akla karayı, iyiyle kötüyü, çalışkanla tembeli aynı sınıfa mecbur edersiniz. Bu da eğitimde kısa zamanda ciddi tökezlemelere yol açar.

            Bir de diploma notu meselesi var. Eğer öğrencileri diploma notuna göre alacaksanız bu da ülkemizde sakıncalı. Çünkü birçok okul, kendi öğrencilerinin iyi okullara yerleşmesi ve de okullarının başarılı gözükmesi için notları şişirdikçe şişiriyor. Özel okullar bu konuda başı çekiyor. Kim ne derse desin Türkiye'de diploma notları gerçeği yansıtmaktan uzaktır.

            Başka neler yapılabilir eleme anlamında? Kala kala her okulun kendi sınavını kendisinin yapması seçeneği kalıyor. Yani Fen Liseleri, Sosyal Bilimler Liseleri, tarihî liseler, gözde Anadolu Liseleri kendi sınavlarını kendisi yapacak. Bu da tutmaz. Çünkü her okul kendi sınavını yaparsa belli bir standart yakalanamaz. Bu sefer usûl tartışmaları baş gösterir.

            Bu işin bir de soru hazırlama boyutu var. Sınavları hazırlayan komisyonların ve okulların objektif sorular hazırlayacakları ve objektif sınav yapacakları garantisi yoktur. Bu işi denetlemek hiç de kolay değildir. Bunun yanında her okul kendi seçme sınavını hazırlayacağı için sınavların birbiriyle çakışması(bir günde birçok okulun sınav yapması) sıkıntısı baş gösterecek. Özellikle Anadolu'da yaşayan veliler çocuklarını sınavlara sokmak için İstanbul, Ankara ve İzmir yollarında mekik dokuyacak. Bir çocuk önceden sadece TEOG'a girerken, bu sefer gözde okullardan birine yerleşmek için birçok sınava girmek mecburiyetinde kalacak. O zaman sınav stresi bir iken 10'a, 20'ye çıkacak. Öyle değil mi?

            Merkezi sınavlarda sınavın doğasının gereği adil davranılıyordu. Herkes aynı elekten geçiriliyordu. Eğer her okul kendi sınavını kendi yaparsa adam kayırmacılık devreye girecek. Bu sefer de torpil tartışmaları ayyuka çıkacak. Bu da lüzumsuz gerginliklere yol açacak.

            Olmaz efendiler bu aşı tutmaz. Efendiler unutmayınız ki gelen gideni aratır.

            Eğitim ciddi bir iştir. Eğitimde malzeme geleceğimizin teminatı olarak gördüğümüz çocuklarımızdır. Eğitim işi eğitimcilere bırakılmalıdır. Bir kere eğitim uygulamaları sık sık değiştirilmemelidir. Sistem değişikliği yapmadan evvel bunun uzman kişilerle, eğitimcilerle günlerce, hatta aylarca oturulup müzakere edilmesi gerekir. Söz konusu değişiklikler kurultaylarda ve çalıştaylarda masaya yatırılıp enine boyuna tartışılması lazımdır. Dünyanın iletişimde sınır tanımadığı bir zamanda küresel başarılı örneklerden de faydalanma gayreti olmalıdır. "Ben öyle istiyorum; ben bunu istemiyorum" demekle bu iş sağlıklı yürümez.

            Malum olduğu üzere eğitim ciddi bir planlama işidir.  Veliler bu sene için çocuklarıyla ilgili planlamaları çoktan yaptı. Bağlantılar kuruldu. O planlamaları elinizin tersiyle itip "Kervan yolda düzelir" misali hareket etmek etik değildir. Hadiseye öğretmen, okul ve veli üçgeninden pedagojik bir anlayışla bakmak gerekir. Mevcut sistemden daha iyisine geçilemediği sürece ehven-i şerle devam etmek en mantıklı olan karardır. Benden söylemesi...


Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

Yapılan Yorumlar

17 Eylül 2017 Pazar 15:14:33

sayın hocam çok haklısınız..sonuna kadar aynı fikirdeyim..teşekkür ederim..

Yorum Yaz

Yorum yazmak için üye girişi yapınız...