MENÜ
ESA E- DERGİ
DUYURULAR
SON 5 ÜYEMİZ
BEĞENİLENLER
YEMENİ VE KÖŞGERLİK
Ekleyen : Adem , 21 Ağustos 2016 Pazar Beğen
 
 
YEMENİ VE KÖŞGERLİK EL SANATLARI 


 Ülkemizin kültürel varlıklarından biri olan yemeniciliğe ülkemizin kimi yerlerinde köşgerlik adı da verilmektedir. Yemeni yapan ustalara köşğger veya yemeni ustası da denilmekteydi ve denilmektdir.  . “Köşger” kelimesi Farsça “keşfger” kelimesinden ayakkabı yapan anlamına gelmektedir. Yemeni kelimesi ise Arapça “yemen” kökünden  “bir tür hafif ve kaba ayakkabı” anlamındadır. 

 Yemeni “kısa konçlu hafif ve kaba bir çeşit erkek ayakkabısıdır.” ( Yemeni mad. Büyük Laurusse ) olarak tanımlanabilir. Yemeni tabanı manda derisinden yüzü ise sahtiyandan (tabaklanmış ve cilalanmış teke derisi) ibaret tamamen el emeğine dayanan sağlıklı giyimi kolay bir erkek ayakkabısıdır.

Yemeninin  ilk defa Yemen Ekber adında birisi tarafından yapılmasından dolayı bu adı aldığı söylentileri vardır. Yemeniyi, diğer ayakkabılardan ayıran özellik, taban ile yüzünün birleştiği yerin tamamı ile dikişli ve dönme olmasıdır. Yani yemeni önce dikilmekte, sonra çevrilerek içi dışına getirilmekte ve asıl giyiniş şeklini almaktadır. Diğer bir özelliği ökçesiz oluşudur. Çok eskiden beri bilen çarık ile yemeni arasındaki fark yemeninin dkiş ve yapım tekniğinin çarıktan az çok  farklı olmasından kaynaklanır. Çarık ile yemeniyi aynı türden görenler bile vardır. Fakat yemeni çarığa nazaran daha çok emek isteyen ve süsleme ve estetiğe daha fazla önem vermesiyle çarıktan farklı bir ayakkabı türü olarak görülmektedir.

Yemeni diğer ayakkabı türlerine göre, daha sağlıklı, ucuz ve dayanıklıdır.  Gündelik hayyata kullanımdan düşen yemenicilik artık ayyakkbı ihtiyacını karşılamak amacıyla üretimi yapılan bir el sanatı olmaktan çıkmıştır. Günümüzde de devam etmeye çalışan yemeniciliğin ihtiyaç alanları  halkoyunları ekipleri mantar hastalıklarından ve pişikten yakınanlar, süs eşyası satanlar , tiyatro sinema gibi kostüm şiparişleri vb dir. Son yıllarda otantik eşyaların arasında sayılmaya başlandığından minyatür yemenicilik dalı da gelişmeye çalışmakta süs objesi, otantik eşya satan mağzalarda bir çeşni, Turistik eşya dükkanlarında bir çeşit mamul olarak hala itibar görebilmektedir. 

Yemeni Yapısında kimyasal madde bulunmayan, ayağın rahatlıkla hava almasını sağlayan yemeni mantar hastalıklarının önlenmesinde ve tedavisinde büyük yarar sağlayan otantik bir ayakkabıdır. Ayrıca parmak aralarındaki pişikleri önlemektedir. Yemeninin alt tabanıyla üst tabanı arasındaki kil insan vücudunda biriken elektriği toprağa vererek insanı rahatlatmaktadır. Gözenekli derilerden yapıldığı için teri dışarı atan yemeniler ayakta koku oluşturmaz. Dışarıda giymekten çekinenler evde terlik yerine yemeni giyebilir.



YEMENİ NASIL YAPILIR

Yemeni yapımında taban olarak; tabaklanmış sığır ve manda derisinden yapılan ve “gön” ismi verilen deri kullanılır. Sığır derisi boyalı, manda derisi ise kendi renginde, boyasızdır. Yemeninin yüzü ise “sahtiyan” denilen tabaklanmış keçi derisidir. Sahtiyan adı verilen derinin dört rengi vardır. Bunlar siyah, gül şeftali denilen parlak kırmızı ve  annabi adı verilen mor ile, yalnızca “edik” cinsinde (çizmenin kısa şekli) kullanılan sarı renktir.http://www1.gantep.edu.tr/~gugemer/yemeni.html

Yemeninin  şekil  bakımından  ise  beş  çeşidi  vardır;  Bunlar  “Halebi”, “Merkup”, “Burnu sivri”,”Kulağı uzun” ve “Eğri simli” adlarını alır.
Halebi modeli Halepten gelmesi nedeni ile bu adı almıştır ve ilk kullanılan modeldir. Yüz kısmı ayağın iki yanına doğru girintilidir. Burnu yüze doğru kıvrık, kulağı uzundur. Annabi (Mor) ve gül şeftali renginde olur. Daha çok köylerde kullanılmıştır.http://www1.gantep.edu.tr/~gugemer/yemeni.html

Merkup ise, Halep ve Arap menşeilidir. Halebinin yüzü, ayağı bileğe kadar örttüğü halde, merkubun yüzü kısadır. Arka ve yanları aynı hizadadır ve kulaksızdır. Burnu değirmi (yuvarlak) ve düzdür. şehirde, sosyal durumu iyi olanlar tarafından kullanılmıştır.
Burnu sivri modelinin burnu kıvrıktır. Halebinin yalnız gön kısmı kıvrık olduğu halde, burnu sivri modelinde yüzün sahtiyan kısmı da birlikte kıvrılmıştır. Yüzü, kulağı ve rengi halebi gibidir. Köylerde kullanım alanı bulmuştur. http://www1.gantep.edu.tr/~gugemer/yemeni.html
  
Kulağı uzun modelinin yüzü, halebi de olduğu gibi girintili değildir. Burnu sivri gibi ayağı tam örtmez ve merkup gibi ayak yüzünü açık bırakacak şekildedir. Siyah, annabi (mor) ve gül şeftali (parlak kırmızı) renginde olur. Bu model şehirde kullanılmıştır.

Eğri simli modelinin ise yüzü merkup gibi kısadır. Burnu sivri gibi yukarı kalkık ve kıvrıktır. Gül şeftali renginde olur ve gümüş telle işlemelidir. Köylerde, kadınlar ve gelinler giymiştir.                                                                             
Yemeninin bir de köylerde çiftçilerin dağlarda çobanın ve bekçinin giydiği “Postal” cinsleri vardır ki bunlar da; bekçi haydesi, çiftçi haydesi adlarını alır. Ayrıca “Edik” denilen ve sadece sarı renkte olan, köylerde gelinlerin giydiği kısa çizme modelini görüyoruz. 


       Yemeninin yapımında, ayakkabının içinde meşin denilen tabaklanmış koyun  derisi, yüzünde sahtiyan denilen tabaklanmış keçi derisi ve taban olarak tabaklanmış sığır ve manda derisinden yapılan ve gön ismi verilen deri kullanılır. Tabaklanmış oğlak derisinden yapılan sızı kayışı, yemeninin sahtiyan ile meşin kısmını birleştirmeye yarar. Yemeninin dikiminde kullanılan iplik ise gön sızı veya saya ipliğidir. Bu ipliğin, gön ve meşin içinde kolayca geçmesi ve zaman içinde çürümemesi için ipe balmumu sürülür. Yemeninin yüzündeki sahtiyan ile iç kısmındaki meşin, sızı ile birbirine dikildikten sonra kalan kısmını yapıştırmaya yarayan maddeye “çiriş” adı verilir. Çiriş su ile yoğrulup hamur haline getirilerek kullanılır. şimdi seyirlik olan bu otantik ayakkabı oldukça sağlıklı bir giysi olup kışın ayağı sıcak, yazın serin tutar.



YEMENİ YAPIMINDA KULLANILAN MALZEMELER

Yemeni yapımında gön, sahtiyan, meşin, sızı kayışı (kıyı), iplik, mum, çiriş ve kil kullanılmaktadır. Yemeniyle şekil veren araç ve gereçler ise, kütük, muşta, keski, biz, iğne, bileği taşı, kösele taşı, kiy ölbesi, pazval, dikiş ağacı, diresken, pepkiç, huval,pusal, endaze ve kalıptır. ( Alıntı adresi : www.gaziantep.net/gaziantepelsanatlari/yemenicilik_kosgerlik.html )


YEMENİ NASIL YAPILIR

Deriler tabakhane denilen atölyelerde işlenir. Toplatılan deriler ilk olarak 10-15 gün yumuşaması için kireçli suda bekletilir. Yumuşayan şişen deriler 2-3 gün boyunca yıkanıp temizlenir. Deri üzerinde kalmış kaba etler kazınarak, deri kuş gübresine karıştırılarak 1 gün bekletilir. Sonraki aşama "elbeşte"dir. Deriler tetiri (sumak ağacının meyve vermeyen yaprağı) ve palamut (pelit ağacının meyvesi) katılmış suyla dolu kuyuda ustalarca 3-4 saat çiğnenir. Elbeşte'den sonra deriler kurutularak "kazıma"ya alınır. El ile yapılan kazıma işleminden sonra deriler tekrar ‘elbeşte'ye alınır. Bu işlem üç kez tekrarlanır ve deriler açık havada kurutulur. Daha sonra derilerin yumuşaklığını koruması için deriler iç yağı ile yağlanır. Yumuşatılan deriler yarım saat güneşte "tavlanır". Deriler son olarak kaba yerlerinin düzeltilmesi, pürüzsüz hale getirilmesi için camla "perdahlanır". 

Bu şekilde hazırlanan derilerle imalat aşamasına geçilir. Bu tür deriler dikiş tutmadığından elde dikilir, kesinlikle makina dikişi kullanılmaz. Hangi ürün dikilecekse ona göre endeze ayarlanır, deriler kesilir, balmumu ile pamuk ipliği mumlanarak dikme aşamasına geçilir. Dikilen ürünler 1 gün kalıpta bekletilir. Zahmetli ve zaman alıcı bu süreç nedeniyle yemeni ustası ancak sınırlı sayıda üretim yapabilmektedir. 

Ürünler doğada bulunan 5 temel renkteki kök boyaları ile sınırlı renkte hazırlanır. Bu renkler siyah, yeşil, sarı, turuncu ve bordodur. 28-46 arasında her numaradan üretilen ürünlerin tamamı deri ve elde dikilmiş olup çok hafiftir. Yemeniler bu özellikleri nedeniyle vücut sağlığı için önemli bir yere sahiptir. 


ALINTI:http://www.okyanushaber.com.tr/index.phpoption=com_content&view=article&id=1850:tarihten-gunumuze-uzanan-bir-sanat-y-e-m-e-n-i-c-i-l-i-k&catid=51:kultur-sanat&Itemid=91 




 

Not: Geleneksel ve Güzel Sanatlarla ilgili, Tez, yazı, İnceleme, Resim,Tablo, kaligrafi, Fotoğraf, minyatür, hat ve  benzeri çalışma  ve araştırmalarınızı, sitemize üye olarak ,  bize başvurarak ESA'da paylaşabilir, kendinizi ve ürünlerinizi tanıtabilirsiniz.

 BAŞVURU İÇİN : ESA, İLETİŞİM  veya s_kuzucular@hotmail.com

 

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

Yapılan Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış...

Yorum Yaz

Yorum yazmak için üye girişi yapınız...