MENÜ
DUYURULAR
SON 5 ÜYEMİZ
BEĞENİLENLER
Günün Şiiri: Haftanın Şiiri: Ayın Şiiri: Günün Yazısı: Haftanın Yazısı: Ayın Yazısı:
ÜLKEMİZDE VE DÜNYADA İPEKÇİLİK
Ekleyen : Adem , 21 Ağustos 2016 Pazar Beğen
 
 http://www.rehhber.com/resim/sehir/bursa/23-01.jpg

İPEK: ÜLKEMİZDE VE DÜNYADA İPEKÇİLİK

Türkçe’ deki ipek sözcüğü Kıpçak Türkçesindeki yipek sözcüğünden gelir.( Prof.Dr. Emre Dölen, “Tekstil Tarihi”,İstanbul,1992, s.141 ]

Doğal ipeğin kökeni Çin’e gitmektedir M.Ö.2600-3000’li yıllarda Çin’de ipek böceği yetiştirildiğinden söz edilmektedir. Avrupa’ya M.S.500’lü yıllarda tarihi İpek Yolu ile sokulan ipek, Çin’de ipek maddesi olarak işlem görürdü .[ Tekstil Teknolojisi I-II, Milli Eğitim Basımevi, İstanbul, 1994, s.71]

Söylentilere göre, Çin imparatoriçesi Si-Lung Chi, İÖ.2689 yılında ipeği ipekböceğinden keşfetmiş ve kozaları sıcak suya batırıp çektiği ipekle kendisine bir elbise yapmıştır. Çin’de gizli olan ipek üretimi, İS 300’lerde Japonya ve Hindistan’da öğrenilmiştir. Çin’den ipekböceği tohumu çıkarmaya çalışanlar ölüm ile cezalandırılırlarmış ve ölümü göze alan iki Bizanslı keşiş. İ.S.555 yılında asalarının içini oyup buraya koydukları ipekböceği tohumlarını Bizans’a getirmişler. İ.S. 16 yılında Roma Senatosu tarafından ipekli kumaş kullanımı yasaklanmıştır. İ.S. 369 yılında ise ipek dokumacılığının kadınların dışındakilere yasaklanmasına ilişkin karar çıkmıştır. Bizans’ta ipekli dokumacılık devlet tekeline alınmıştır. İmparator Justinian (527–565) döneminde devlete ait dokuma atölyeleri geliştirildi ve ipekli dokumacılık devlet tekeline alındı. İpek üretimi İstanbul, İzmir, İznik ve Bursa çevresinde yaygınlaştı. 1204 yılında IV. Haçlı Ordusunun İstanbul’a yağmalaması ipek dokuma atölyelerinin dağılmasına neden oldu. (Prof.Dr. Emre Dölen, “Tekstil Tarihi”,İstanbul,1992, s.140 )

Bursa ipekçiliğinin tarihi Bizans devrine kadar inmektedir. Anavatanı Çin olan ipekböcekçiliği ve ipekçilik, 522'de Bizans'a Çin'den gizlice getirilen ipekböceği kozaları ile başlar. İpekböceğinin yetişmesi için uygun bir iklime sahip olan Marmara kıyıları ve Bursa civarında ipekçilik gelişti.

İpek yolu XIII. Yy.da Anadolu’da Erzurum, Erzincan ve Sivas’tan geçerek Konya’ya ulaşırdı. Bizans’ın elinde bulunan İstanbul’a Sivas’tan karayolu ve Trabzon’dan denizyolu ile ulaşırdı. İpek XIV. yy da Erzurum-Erzincan- Tokat- Amasya yolu ile Bursa’ya gelmeye başladı. XV: yy.da Bursa İran’dan ithal edilen ham ipeğin başlıca ticaret merkezi olmuştur.

Osmanlı devrinde ipekçiliğin geliştiği ve İpek Yolu'nun Bursa'ya kadar uzandığı belgelerden anlaşılmaktadır. Bursa'da ipekçilik ve dokumacılık XV ve XVI. yüzyılda en yüksek düzeye ulaşmıştır. Seraser, Bursa Çatması, Bursa Kadifesi, Atlas, Kutnu, Futa Bürümcük ve Abani gibi Bursa dokuma ve ipeklileri Osmanlı döneminde çok itibar görmüştür. Bursa ipeklilerinin en önemli müşterisi Osmanlı Sarayı idi. Cenovalılar, Floransalılar ve Venedikliler Bursa ipeklerinin en büyük alıcısıydılar.

XVI. yy da Osmanlı imparatorluğunun genişlemesi ve refahın artmasına paralel olarak ipekli kumaş talebi arttı. Başlangıçta ipekli kumaşlar Çin ve İran’dan satın alınmaktaydı. Yavuz Sultan Selim(1512–1520) döneminde İranlı tüccarların engellemesi sonucunda ipek ticareti Osmanlıların eline geçti ve Osmanlı tüccarlar Hindistan’a kadar uzanan bir ticaret ağı kurmayı başardılar. Anadolu’ya getirilen ipeğin bir bölümü burada işlenirken bir bölümü de İtalya ve Öteki Avrupa ülkelerine ihraç edilmiştir. Özellikle XVI. yy da İtalya ipekli dokumacılığının gelişmesi sonucunda ham ipek sıkıntısı doğunca çok sayıda Venedikli, Floransalı ve Milanolu tüccar Anadolu’ya ve özellikle Bursa’ya gelmeye başladı. Bunları Macarlar, Lehliler ve Ruslar izledi. Türk kumaşları Avrupa yanında Doğu ülkelerinde de Pazar bulmuştu. Kalitenin bozulmaması için devlet tarafından sıkı önlemler alınmış, ipekli kumaş ticareti yapanların yünlü ve pamuklu dokuma ticareti yapmalar yasaklanmıştır.[ Prof.Dr. Emre Dölen, “Tekstil Tarihi”,İstanbul,199)

http://i44.tinypic.com/2dayqmb.jpg

1587’de İran’a bağımlı olmaktan kurtulmak için koza üretimi özendirilmiştir. Önce Bursa, sonraları Rumeli ve Arnavutluk’ta koza üretimi gelişmeye başlamıştır. Böylece ithal ipek ile dokumacılık XIV. yy’ın sonunda başlamış, XV. yy gelişmesini sürdürmüş ve XVI. yy da doruğa ulaşmıştır. Örneğin, 1500’li yıllarda Bursa’da 1000 kadar dokuma tezgâhı vardı. Başlıca dokuma merkezleri, Bursa, İstanbul, Edirne, Amasya, Denizli, İzmir ve Konya’dır. Devlet ipek dokumacılığını sıkı bir biçimde denetlemiş, örneğin 1564 yılında kaliteyi korumak için İstanbul’daki tezgâh sayısını 318’den 100’e indirmiştir. Ayrıca 1450’li yıllarda ipekli kumaşların damgalanmasına başlanmıştır. Devletin kendisi de ipek dokuma ve üretimine girmiş, 1560’lı yıllarda İstanbul’da dokumaya yönelik Karhane-i Amire kurulmuştur.


 

Bursa'nın en büyük hanı ipekçiliğinin ticari merkezi tarihi Koza Han'dı. Osmanlı döneminin ünlü ipekli üreticisi Bursa, XVIII. yy'dan sonra bir hammadde satıcısı durumuna gelmiştir. Bursa tekstil sanayinin günümüzdeki gelişimi böyle bir temel üzerine yükselmiştir. Bursa bugün dünya ve Türkiye pazarı için ipekliler üretmeye devam etmektedir.

 

BIRSA TOHUM MEKTEBİ( BÖÇEKHANE)

Tohum Mektebi; Bursa’nın (Bursa Büyükşehir Belediyesi sınırları içindeki) Yıldırım ilçesinde 1888 yılında açılmış ve bugün artık hizmet vermese de kentin kültüründe önemli bir yer tutmuştur. Yüzyıllardır ipekçiliği ile tanınan bir kent olan Bursa, bu özelliğini, büyük oranda, civarında yetişen dut ağaçlarından dolayı elde etmişti. Rivayete göre Bursa’ya ipek, Bizanslı keşişlerin özel olarak yaptırdıkları bastonların içinde sakladıkları ipek böceği ve kozalar yoluyla geliyor. Dut ağaçlarının yapraklarıyla beslenen bu böceğin ipeği, Bursa’nın en önemli ekonomik kazancı oluyor. Böylece Bursa sadece Osmanlı padişahlarını değil, aynı zamanda Avrupa saraylarını da giydirmiştir. Kayıtlar, 15. yüzyıl Bursa’sının bugünün Milano’suna denk bir lüks giyim merkezi olduğunu, bilinen dünyanın her yerine ipek kumaş ihraç ettiğini göstermektedir. 19. yüzyılda Avrupa’dan getirilen buharlı ipek çözücü makinelerle sanayileşmeye ayak uydurmaya çalışan Bursa ipek üreciliğinin, 1856′da 40 adet fabrikayı içerdiği, bu fabrikalarda 5000 civarı Türk, Rum, Ermeni işçinin çalıştığı görülmektedir. Kumaş aşamasına kadar üretimi büyük emek isteyen bir ticaret dalı olan ipekçiliğin, ön üretimi olan tohumculuk ve kozadan başlayarak, her aşaması bir risk taşımaktadır. Sanayileşmenin hızına ulaşmaya çalışan ipek üretiminin karşısına bu sefer de karataban hastalığı çıkmıştır. Önce Fransa’da, İtalya’da ve Avrupa’nın diğer kentlerinde görülen bu hastalık Bursa’ya da sıçramıştır. Avrupa’dan getirilen tohumlar da hastalıklı çıkınca ipek üretimi büyük oranda sekteye uğramıştır. Bu arada dönemin büyük âlimi Pastör’ün karataban hastalığı üzerine çalışmalar yaptığı ve hastalığın önüne geçtiği öğrenilir. Bursa’dan hastalıksız tohum için birkaç gönüllü gönderilir, ama bu yeterli olmaz. Pastör’le birebir yapılan görüşmeler üzerine Fransa’da Montpellier İpek Böçekçiliği Enstitüsü’ne bir öğrenci gönderilir. Bursa ipek üretiminden ciddi miktarlarda öşür alan Osmanlı Devleti Kevork Torkumyan isimli bu genci burs vererek okutur.( Dr. Kamil Güller, İpek ve İpekçilik)

İşte bu ortamda Bursa’da yaygın olarak yapılan ipekböcekçiliği konusunda eğitim veren bir kurum oluşturulması aşamasına gelinmiştir. Ahmet Vefik Paşa’nın valiliği döneminde başlatılan girişimler sonucunda, 2 Nisan 1888 tarihinde Şehreküstü mahallesinde Kazaz Ahmet Muhtar Efendi’nin evi kiralanarak, o zamanki adıyla Harir Darüttalimi adı verilen mektep açılmıştır. 1889 yılında ilk mezunlarını veren okul, sonrasında daha geniş olan Setbaşı semtinde Burdurizade Osman Efendi’nin evine nakledilmiştir. Okul, 1894 yılında Maksem civarında inşa edilen bir binaya taşınmış ve adı İpek Böcekçiliği Enstitüsü olmuştur. Enstitü’nün idaresine getirilen Kevork Torkumyan, Pastör usulü tohum üretimi konusunda Bursa’da başarılı hizmetler görerek, çok sayıda öğrenci yetiştirmiştir. Sadece Bursa’nın ipek üretimi için gerekli olan tohumu değil, Balkanlara, İran’a da tohum sevkiyatları yapılmıştır. Tohum üretimi ve ipek böceği beslenmesi üzerine çalışan bu okuldan, 1897′si yabancı olmak üzere 5,000 öğrenci yetişmiştir. (Celal Bayar da bu okulun mezunları arasındadır). Ciddi bir knowhow üretip, Avrupa’ya ve Orta Asya’ya da uzman yetiştirilmiştir.

Tohum Mektebi; 1884 yılında Japonların işbirliğiyle yapılmış ipek kozası üretmeye yönelik bir yapıdır. Burada tohumundan başlayarak, değerli Bursa ipeklisi olana değin ipek böceğinin yaşadığı serüvene ilişkin eğitim verilmiştir. Kentimiz Bursa tarihsel ipek yolu üzerindedir ve Bursa ipekçiliği Osmanlı döneminden beri ülke ekonomisine ağırlığını koymuş bir iş koludur. Ülkemizin ipek kenti Bursa'da geçmişin dokumacılığından, günümüzün tekstil sanayisine ulaşana değin ipekçiliğimize yön veren işte bu Tohum mektebi ya da bilinen diğer adıyla İpekçilik Enstitüsü olmuştur ipek böceği yetiştiriciliği, yaklaşık 1500 yıldan beri yapılmaktadır. İpek, ilk kez 4000 yıl önce Çinliler tarafından üretilmiş, uzun yıllar nasıl üretildiği gizli tutulduktan sonra, önce Anadolu'da daha sonra da Avrupa'da üretilmeye başlanmıştır.

İpek, ipek böceği larvalarının koza örmek için salgıladıkları, parlak ve çok ince bir teldir. Bu teller bir araya getirilerek ipek iplikler elde edilir. İpek, kolay boyanabilen, yumuşak ve dayanıklı bir ip olması nedeniyle tarih boyunca çok kıymetli bir dokuma hammaddesi olmuştur. Türkiye'de üretilen ham ipeğin tamamına yakını ise, ipek halı dokumacılığında kullanılmakta ve ihraç edilmektedir. Ayrıca; giyim-kuşam, ev eşyaları, nakış - dikiş ve ameliyat iplikleri gibi birçok üründe ipek kullanılmaktadır.

Türkiye'de ilkbahar beslemesi olarak senede bir kez yapılan ipek böceği yetiştiriciliği; bitkisel üretimde aşırı ve bilinçsiz kullanılan zirai mücadele ilaçları, sanayileşme, kentleşme ve göç olaylarından olumsuz etkilenerek özellikle son yıllarda önemli oranda düşmüştür.

 

GÜNÜMÜZE İPEKÇİLİĞİN DURUMU

Dünya'da ipek böceği yetiştiren önemli ülkeler Çin, Hindistan,Türkmenistan, Brezilya, Özbekistan, Tayland ve İran 'dır. Dünya ham ipek üretiminde Çin %70 ile ilk sırada yer almaktadır. 2002 yılı üretiminde Çin'i %17 ile Hindistan, %5 ile Türkmenistan takip etmektedir. 2002 yılında üretimin %24'ü dış ticarete konu olmuştur. İhracatta Çin %65 ile Türkmenistan ise %23 ile önemli ülkelerdir. İthalatta ise Hindistan önemli üretici ülkelerden biri olmasının yanı sıra aynı zamanda %39 ile önemli ithalatçı ülkelerin başında gelmektedir. Önemli düzeyde ithalat yapan diğer ülkeler ise İtalya, Japonya ve Kore'dir (1982 yılında 1 781 köyde 44 960 aile tarafından yapılan ipek böceği yetiştiriciliği, 1990'lı yıllardan itibaren sürekli bir azalma göstererek, 2001 yılında 213 köyde 1 555 aile tarafından yapılan bir faaliyet olmuştur. Aynı yıllarda yaş koza üretimi, 1 998 tondan 47 tona düşmüştür. İpek böceği yetiştiren illerin sayısı ise 1985'de 40 iken, 2001 yılında 13'e düşmüştür. İpek böceği yetiştiriciliği yapılan illere bakıldığında, Bilecik ve Eskişehir'in 14'er ton ipek kozası üretimi ile toplam üretimin %60'ini oluşturduğu görülmektedir. Üretimde önemli diğer iller ise Ankara, Sakarya, Bursa, Bolu ve Eskişehir'dir.

1908–1909 yıllarında Osmanlı imparatorluğunun yaş koza üretiminin günümüzdeki Türkiye sınırları içine düşeni 9000 ton civarında olup, bunun üçte biri Diyarbakır ve çevresinde üretiliyordu Bunun yanında, İran ve Kafkasya’ya önemli oranda tohum da ihraç ediliyordu. 1910–1914 döneminde Diyarbakır’da bin dolayında ipekli dokuma tezgâhı vardı. Birinci Dünya Savaşı sırasındaki göçler ve özellikle ipekçilik ile uğraşan azınlıkların göçleri sonucunda ipekçilik çökmüştür.

Yurdumuzda üretilen ipeğin büyük bir kısmı 1970’li yıllara kadar kuru koza olarak ihraç edilmekte idi. Ancak bu yıllardan sonra Koza birlik filatür tesislerinin kurulması ile kaliteli ipek çekilebilmiş ve kuru koza ihracatı durmuştur. Yine aynı yıllarda ipek halı ihracatının artması ile, ipek üretimini arttırmıştır.[bkz. *]

Ham ipeğin tamamına yakınını kullanan ipek halı dokumacılığında, ihracata bağlı olarak ev tipi tezgâhlarda, yılda yaklaşık 40–50 000 m² ipek halı üretilmektedir. İpek halı ihracatında en önemli pazarlar ise Almanya, İsviçre, Japonya ve ABD'dir (Dr. Kamil Güller, İpek ve İpekçilik)


 

KAYNAKLAR

  1. Dr. Kamil Güller, İpek ve İpekçilik

  2. Prof. Dr. Emre Dölen, “Tekstil Tarihi”,İstanbul,1992, s.140 )

  3. Selma Erdal, Bursa İpekçilik Enstitüsü, http://wowturkey.com/forum/viewtopic.php?t=20026 Akın Alan, http://candandostluk.wordpress.com/category/bursada-ipekcilik-hk/ 
  4. Tekstil Teknolojisi I-II, Milli  Eğitim Basımevi, İstanbul, 1994,  s.71
  5. Anonim 2001. Tarım İstatistikleri Özeti 1982- 2001, DİE, Ankara.
  6. Anonim 2001a. VIII. Beş Yıllık Kalkınma Planı Hayvancılık Özel İhtisas Komisyonu Raporu, DPT Yayın No: 2574, Ankara
  7. Anonim 2001b. VIII. Beş Yıllık Kalkınma Planı Tekstil ve Giyim Sanayi Özel İh. Kom. Raporu, DPT Yayın No:2549, Ankara
  8. Anonim 2001c. Tarımsal Yapı ( Üretim, Fiyat, Değer ) 2001, DİE Yayın No: 2758, Ankara.
  9. Anonim 2003. http://www.turkiyeevteksder.com
  10. Anonim 2003a. http://www.cu.edu.tr
  11. * Feryal Ilgaz-Nuran Kayabaşı;” El Sanatlarında Tarımsal Hammadde Sorunları”,Kamu ve Özel Kuruluşlarla Orta Öğretimde, Üniversitelerde el Sanatlarına Yaklaşım ve Sorunları Sempozyumu Bildirileri, İzmir,1992, s.246
 
 

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

Yapılan Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış...

Yorum Yaz

Yorum yazmak için üye girişi yapınız...