MENÜ
ESA E- DERGİ
DUYURULAR
SON 5 ÜYEMİZ
BEĞENİLENLER
HALEP'E VURULAN KELEPÇE
Anasayfa / ŞİİRLER / Hece Şiiri Ayın Şiiri
Ekleyen : M. Nihat Malkoç , 07 Aralık 2016 Çarşamba Beğen 9
"İşte geldim gidiyorum/Şen olasın Halep şehri 
Çok ekmeğin tuzun yedim/Helâl eyle Halep şehri" (Âşık Garip)
 
Halep'in ahvaline yanıyor yüreğimiz
Hissiyat paramparça, kanıyor yüreğimiz
Su misali akıyor ümmetin masum kanı
Zalimler saldırıyor, canı çıkası canı
 
Ona buna çatıyor, Haçlının dönmüş gözü
Dün başka bugün başka, güven vermiyor sözü
Gökler katran karası, yaş döker hilâlimiz
Yüreğimizden taşar hüznümüz, melâlimiz
 
Devrildi koca çınar, kırdılar filizini
Çamura buladılar ecdadının izini
Viraneye dönüşmüş kırık dökük haneler
Ateşe meydan okur, gül olur  pervaneler
 
Kalanlar gidenleri rahmetlerle anıyor
Burada yüreğimiz, orda Halep yanıyor
Varil bombalarıyla ölüm kusuyor şehir
Sükûtu haykırıştır, sanma susuyor şehir
 
Çalındı çocukların gök mavisi düşleri
Pembe dudaklarına uğramaz gülüşleri
Mazlumun boğazına dayamışlar bıçağı
Nerde okşayan eller, nerde ana kucağı?
 
Hiçbir söz dindiremez Halep'in acısını
Geri getirmek müşkül ana ve bacısını
Bayraklaşır yiğitler verince son nefesi
Ruh hürriyete uçar, açılır ten kafesi
 
Gökten bomba yağdırır; düşman kahpe, mert değil
Ölüm bahar ülkesi, mümin için dert değil
Nefretin lokmasını zalim kana banıyor
Burada yüreğimiz, orda Halep yanıyor
 
Esaret kör bıçaktır, pek derindir ağrısı
Vicdansıza vızıltı, hakikatin çağrısı
Halep'e gün doğmadan uyku bize haramdır
Ümmetin istiklâli mukaddes bir meramdır
 
Öldükçe çoğalırız; bir ölür, bin doğarız
Batı'nın köpeğini bir tükürsek boğarız
Ey savaşın çocuğu, yitiğini ararsın
Kurşun yemiş neferin yarasını sararsın
 
Yetimlerin acısı yüreklere dokunur
Çocukların kederi gözlerinden okunur
Göklerin boşluğunda sonsuza uçar kuşlar
Kesemez yiğitlerin nefesini yokuşlar
 
Körpecik kuzuların yaraları kanıyor
Burada yüreğimiz, orda Halep yanıyor
Ağlama yetim çocuk, sil gözünün yaşını
Zalime karşı dik dur, öne eğme başını
 
Yanındayız ey çocuk, asla yalnız değilsin
Bu çağın haydutları önünüzde eğilsin
Zalimin karşısında mazlumdan taraf olduk
Vahdetin kıblesinde kenetlendik, saf olduk
 
Acının semahında semaya kalkar eller
Hicranın ateşiyle küle dönüşür güller
Kemanın teli koptu, yarıda kaldı şarkı
Dama baykuş tünedi, kül etti evi barkı
 
Kirletir ak toprağı düşmanın çizmeleri
Zülfü yâre dokunur mazlumu ezmeleri
Halep'in ortasında katliam yaşanıyor
Burada yüreğimiz, orda Halep yanıyor
 
Merhamet tuz buz olmuş, kanamakta vicdanlar
Kime hayır getirir haram dolu cüzdanlar?
Suriye'de yaktınız cehennem ateşini
Hiçbir bulut örtemez hakikat güneşini
 
Ümmete pusu kurdun, zalim devrilsin boyun
Halep'te oynanıyor oyun içinde oyun
Bomba şimşeklerine lânet okurken dağlar...
Ufuklar kan renginde; gök ağlar bulut ağlar
 
Halep'te can pazarı, ölüm kusuyor gökler
Gün olur devran döner, sanma susuyor gökler
İçer kevser suyunu sonsuzluğa göçenler
Susamaz ömür boyu aşk badesi içenler
 
Bu çağın Nemrutları kendini ne sanıyor?
Burada yüreğimiz, orda Halep yanıyor
Çağları aşıp gelsin Bilâl'in ezanları
Hakk kuyuya düşürsün kör kuyu kazanları
 
Selâhaddin Eyyübi bu toprağa can verdi
Kanla sulandı toprak yiğit yurda kan verdi
Serçelerden korkanlar, ekmez bahçeye darı
Engellemek müşküldür yola çıkan baharı
 
Ecnebinin bahçesi gözyaşıyla sulansın
Ey şeytanın çırağı, sen koca bir yalansın
Göklerin yangınında kalp aynası puslanır
Yetimlerin âhından kirpiklerim ıslanır
 
Yalanın hariminde kekemedir her kelâm
Vatan için ölenler, size binlerce selâm!...
Yüzsüz palikaryayı bütün dünya tanıyor
Burada yüreğimiz, orda Halep yanıyor
 
                                    M. NİHAT MALKOÇ
 
 

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

Yapılan Yorumlar

08 Aralık 2016 Perşembe 17:42:04

Halep, 90 yıl öncesine kadar istanbul'dan sonra en önemli kentimizdi. 18. ve 19 yy daki en önemli vezirler ya Halep'ten İstanbul'a geliyorlar veya İstanbul'dan Halep'e gidiyorlardı. Suriye'den Mısır ve Hicaz'a ulaşan tüm yolların kilit noktası ve Kvuştağı olan Halep bu yüzden çok önemlidir. Sadece bu konuyu işlediğiniz için de teşekkürü hak ediyorsunuz Nihat Bey.

ESA
08 Aralık 2016 Perşembe 23:36:26

Nihat Bey, öncelikle kaleminize ve yüreğinize sağlık; tebrik ve teşekkürler. ( Bu güzel şiirin rahat okunabilmesi için dörtlükler şeklinde düzenledik; umarız yanlış yapmamışızdır..) Selamlar...

09 Aralık 2016 Cuma 00:18:43

Her zaman olduğu gibi selamların en güzeliyle teşekkür ve tebrikler can dost...( Face sayfamda paylaştım, bilginize...)

15 Aralık 2016 Perşembe 00:27:33

Değerli kardeşimiz gönlümüzün tercümanı olan satırların için gönlünüze ve yüreğinize sağlık! Rabb'im Halep'dekilerle birlikte zulüm altındaki Tüm Soydaş ve dindaşlarımızın yâr ve yardımcısı olsun!

19 Aralık 2016 Pazartesi 09:57:05

Çanakkale Savaşları esnasında Alman Genel Kurmayı bize başkenti İstanbul'dan Halep'e taşımayı teklif etmişler ancak bizimkiler Bizans İmparatorunun bile kaçmadığı bir şehri terketmeyi kabul etmemişlerdi. İşte Halep bu kadar önemli bir ŞAHRİMİZDİ, PARÖAMIZDI, ELİMİZDİ, KOLUMUZDU, GÖZÜMÜZDÜ, GÖZBEBEĞİMİZDİ.... Duyarlı yüreğinizi kutluyor, kaleminizi tebrik ediyorum.

Yorum Yaz

Yorum yazmak için üye girişi yapınız...