MENÜ
ESA E- DERGİ
DUYURULAR
SON 5 ÜYEMİZ
BEĞENİLENLER
Günün Şiiri: Haftanın Şiiri: Ayın Şiiri: Günün Yazısı: Haftanın Yazısı: Ayın Yazısı:
BİR ŞİİR YAZ BANA
Anasayfa / ŞİİRLER / Hece Şiiri Hafatanın Şiiri
Ekleyen : Hüsnü Özdilek , 07 Ocak 2017 Cumartesi Beğen 7

İster hece olsun isterse serbest;

Mest olmalı insan okuyunca, mest...

Ben miyim dünyada tek hayâlperest?

 

Ne bacağı topal, ne beli kambur;

Bir şiir yaz bana  dört başı mamur...

 

Tekrarın tekrarı hiç olmamalı;

Sözcükler körkütük, piç olmamalı!

Yıllar yaprak döker, geç olmamalı.

 

Ömrü kemirmeden zaman denen ur;

Bir şiir yaz bana  dört başı mamur...

 

İmgenin sırtında ufku aşmalı;

Yürek kabarmalı, akıl şaşmalı.

Öyle olmalı ki, gökler taşmalı...

 

Ne kendine aşık ne de pek mağrur;

Bir şiir yaz bana  dört başı mamur...

 

Düşler damla damla umut saçmalı;

Rüzgârın koynunda çiçek açmalı.

Dokuz kat yalnızlık yalnız kaçmalı.

 

Gecenin gözleri bakarken mahmur;

Bir şiir yaz bana  dört başı mamur...

 

Yunus’un aşkından dem vurmalıyız,

Nefretin ağzına gem vurmalıyız,

Yanık yüreklere em vurmalıyız,

 

Toprağın alnını silerken yağmur;

Bir şiir yaz bana  dört başı mamur...

 

"ALACA SAYFALAR" kitabımdan / 2007


Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

Yapılan Yorumlar

08 Ocak 2017 Pazar 02:33:08

Dört başı mamur bir şiir olmuş... Kutlarım Hüsnü Bey. Sevgi ve selamlarımla.
08 Ocak 2017 Pazar 16:48:24

Tesekkür ederim Yusuf bey. Bilmukabele.

08 Ocak 2017 Pazar 14:13:51

Hocam öyle bir şiir istemişsiniz ki ben yorum bile yazamadım. Artık -her zaman olduğu gibi- sizden bekleyelim, dört başı mamur şiirleri...Selamlar, saygılar...
08 Ocak 2017 Pazar 17:21:42

Nurcan hanim, gördügünüz gibi, eski bir siirim bu. Fakat ele alinan tema güncelligini hala koruyor. Yillar önce bir edebiyat sitesindeki bir tartismadan yola cikarak kaleme almistim bu siiri. Hece mi serbest mi idi konu, siirden de anlasilacagi gibi. Ben 35 senedir heceyle yaziyorum. Yüzyillardir kullandigimiz bir ölcüdür, bizimdir yani, bizdendir. Serbest siirin edebiyatimizda fazla bir gecmisi olmasa da, bu tarz da tutulmus ve yerini almistir Türk siirinde. Nasil ki cok basit, siradan ve basmakalip bir hece siiri siirden anlayan birisini siirden uzaklastirirsa, serbest diye yazilan nesirden farksiz bir siir de, edebiyatimiza hicbir sey katmaz, zevk vermez okuyucuya. Her iki tarzin da cok basarili ve cok siradan siir örnekleri mevcuttur. Önemli olan, duygulari, sanatsal bir dille okuyucuya ulastirabilmektir. Bunu su sekilde de örneklendirebiliriz belki de. Araba sürerken hangi marka bir araba sürmeniz önemli degildir, önemli olan trafik kurallarina uyarak, ustaca arabayi sürerek, yolculari kazasiz belasiz hedefe götürebilmektir. Tabii ki usta bir soför olabilmek icin de, tecrübe, donanim ve bilgi gerekir, degil mi? Siirde de böyle degil midir? Ustalastikca cita yükselir, beklenti daha da artar. Bu siirde yillar önce vermek istedigim mesaj bugün de aynidir benim icin. Hece, sadece ölcüyü tutturmakla, kafiyeleri yerlestirmekle olmuyor. Basmakalip sembollerin, imgelerin disina cikabilmeli, yeni anlatimlarla, yeni imgelerle yani kisacasi siir sanatinin bircok unsurlarini siirin icine yerlestirebilmeliyiz. Gülle baslayan bir kafiyenin arkasindan bülbül, sümbül gelecegini hayatinda hic siir okumamis bir insan bile farkedebiliyor ve siralayabiliyor. Yani yüzyillar önce yazilmis, binlerce kez kullanilmis kafiyelerle, ayaklarla hece yazilamayacagini söylüyorum ben. Kelimelere yeni anlamlar yükleyerek, yeni heyecanlar vererek, basmakalipligi asmali. yeni imgelerle siirlerimizi zenginlestirmeliyiz. M. A. Ersoy rahmetlinin dedigi gibi. siirin yüzde onu ilhamsa, geriye kalani da calismadir, emektir. Ve ben de bu düsüncedeyim. Elimden geldigince yeni siirlerim de bunu uygulamaya, hecedeki siradanligi asmaya calisiyorum. Yoksa okuyucuya da bikkinlik veriyor ve hicbir sey kazandirmiyor. Bu düsüncelerim serbest siir icin de gecerlidir. Serbest siir de, "saldim cayira Mevlam kayira" gibi bir anlayisla yazildigi müddetce, serbest degil, nesirdir bana göre. O. Veli'nin N. Hikmet'in siirlerindeki ahengi ve müzikaliteyi yakalayabilmek gercekten serbest siir yazabilmek icin de, önce aruzu, sonra heceyi icsellestirmek, bilmek gerekir. Son sözü O. Veli'yle bitirelim.“Kolayca okunabilen bir şiirin kolayca yazıldığını mı sanıyorsunuz?..” Nurcan hanim, "ele verir talkini, kendi yutar salkimi" fikrinde olmadim hic. Eger ben karsimdakilerden dört basi mamur siir istiyor ve bekliyorsam, ilkönce benim de bunu bilmem, farketmem ve yazmam gerektiginin bilincindeyim. :) Tesekkür ediyor, Almanya'dan Isvicre'ye saygi ve selamlarimi gönderiyorum.
08 Ocak 2017 Pazar 18:02:26

Bu bilgileri toparlayıp makale gibi yazdığınız iyi olmuş. İnşallah gerekli dersi alırız, İnşallah benden başkalerı da okur. Teşekkürler, bilgilerinizi paylaştığınız için çok memnun oldum. Selamlar...
09 Ocak 2017 Pazartesi 09:20:18

Ne kadar haklısınız, herkes okusa keşke güzel yazıları, değerli bilgileri.
14 Ocak 2017 Cumartesi 17:30:18

Tesekkürler.

13 Ocak 2017 Cuma 14:10:04

Ustadım hislerime tercüman olmuşsunuz, evet ister hece ister düz olsun , okuyan herkimse, şiirden kendinden birşeyler bulsun , ve tabiki dört başlı mamur bir şiir olsun. saygılarımla
14 Ocak 2017 Cumartesi 17:30:47

Tesekkürler Ecir bey. Saygi ve selamlarimla.

Yorum Yaz

Yorum yazmak için üye girişi yapınız...