MENÜ
ESA E- DERGİ
DUYURULAR
SON 5 ÜYEMİZ
BEĞENİLENLER
Günün Şiiri: Haftanın Şiiri: Ayın Şiiri: Günün Yazısı: Haftanın Yazısı: Ayın Yazısı:
Cumhuriyet I Dönem Edebiyatı Genel Özellikleri ve Memleketçilik
Ekleyen : Adem , 23 Ağustos 2016 Salı Beğen
 
 
Cumhuriyet I Dönem Şiiri Genel Özellikleri ve Memleketçilik
 
Osmanlı Devleti’nin yıkılmasını ve cumhuriyet idaresini sağlayan gelişmelerden sonra 1923 yılından günümüze kadar devam eden sürece Cumhuriyet dönemi edebiyatı denmiştir.
 
Cumhuriyet Dönemi edebiyatı, siyasî, askerî ve edebi açılarından Tazimat Edebiyatından beri süre gelen Batılı edebiyatın tesiri altında bir yandan da halk şiirini modernize ederken diğer yandan da özgün bir Türk edebiyatı oluşturma gayretleri içinde olan bir edebiyattır.
 
Ülkenin Avrupa'nın gerisinde kalmış olması, Osmanlı devrinde başlayan aydınlanma ve batılılaşma çabalarına karşın Cumhuriyet dönemindeki kimi şair yazar ve topluluklar geleneksel edebiyatı sürdürmek veya geleneksel özelliklerimize çağdaş bir hüviyet kazandırmak arayışlarına da girmişlerdir.
 
Tanzimat döneminde de olduğu gibi Cumhuriyetin ilk yıllarında da özellikle Fransız Edebiyatının izleri ve etkileri bariz bir şekilde gözükmektedir. Tanzimat’tan beri özellikle Fransa'ya gitmeye özenen gençlerin edebiyat alanında yapmaya çalıştıkları yenilikler siyasi alanda da kendini hissettirmiş;  Cumhuriyet dönemi edebiyatı ilk yıllarını bu etki altında sürdürmüştür.
 
19. Yy ve 20. Yy başlarında Fransa’da ortaya çıkan birçok edebi akımlar ve hareketler bu nedenle Türk Edebiyatında da kendisini hemen hissettirmiş, hikâye, roman ve şiirlerimizde Fransa’dan ortaya çıkan bu edebi akımların izleri gözükmüştür.  
 
1911 yılında ortaya çıkan Milli Edebiyat hareketi, Cumhuriyet dönemi edebiyatının 1940 yıllarına kadar ki sürecinde en etkili olan bir edebi hareket olarak kendini gösterir.  Çünkü Millî edebiyat sanatçıları, Cumhuriyet'in ilk yıllarında da eserler vermeye devam etmişler svaş yıllarının hamasi etkileri de dil, sanat, konu seçimi açılarından Milli Edebiyatın görüşlerini besleyen ve devam ettiren amiller olmuşlardır.
 
Bu nedenle Yedi meşaleciler ve Beş Hececiler  gibi ortaya çıkan yeni   topluluklar da Milli Edebiyatın görüşlerinin edebi türevleri şeklindeki hareketler olmaktadır. Bu yüzden Cumhuriyetin ilk yıllarında Roman Hikâye ve nesir türlerinde en etkili ve popüler yazarlar Milli Edebiyatçılardan Halide Edip, Halide Nusret, Ömer Seyfettin, Yakup Kadri,  Reşat Nuri, Refik Halit gibi sanatçılardır.  
 
Atatürk,  1 Kasım 1922’de saltanatı kaldırmış ve 29 Ekim 1923’te de Cumhuriyetin Temelini atmış, 3 Mart 1924’te hilâfet kurumu kaldırmış, . -i Tedrisat Kanununu çıkartarak medreseler, 25 Kasım 1925’ten itibaren de tekke, zaviye ve türbeleri kapatarak Tanzimat’tan beri süregelen çağdaşlaşma çabalarına siyasi olarak da işlerlik kazandırmıştı.  Devamında yapılan diğer inkılaplar yönünü Batı uygarlığına çevirmiş çağdaş bir devlet modeli ortaya koyuyor, batılılaşmanın siyasi ayağı da şekillenmiş oluyordu.  Yeni devlet modeli aynı zamanda ümmetçi ve çok milletli bir siyasî yapıdan  üniter bir devlet yapılanmasını oryaya koymuş oluyor bu tutum da Milli Edebiyat Hareketinin gündem de kalmasını sağlayan resmi ve siyasi bir gelişme olarak karşımıza çıkıyordu.
 
 
Milli ve Üniter yapıdaki bu devletin siyasi yönünü kültürel anlamda güçlendirecek kurumların da kurulması gecikmemiş, Türk Tarih Kurumu ve Türk Dil Kurum kurulmuş, Türkçenin sadeleştirilmesi hamleleri de başlamıştı.
Savaş yıllarında ortaya çıkan yeni durum, Türk halkına dönüş, Türk kültürünü tanımak eğilimlerini kuvvetlendirmiş, başkentin Ankara’ya taşınması ile Ankara’ya gelen aydınlar Türk Halkını ve köylüsünü yakından tanıma fırsatını bulmuşlardı.  Bu gelişmeler, milliyetçilik Türkçülük düşüncelerine ilaveten Anadolu kültürünü, halkını ve köylüsünü her yönden tanıma gayretlerine de hız vermişti. Bu nedenle şairler yazarlar ve tarihçiler arasında hummalı bir şekilde Memleketçilik akımı ortaya çıkmıştı. Bir yandan savaş yıllarının sonrasını, yetim çocukları,  dul gelinleri,  parçalanan aileleri dile getiren eserler hız kazanırken diğer yandan halka dönüş, halk edebiyatını tanıma, halk şiirine yönelme, halk kültürünü tanıma vb anlayışları moda olmaya başlamıştı.
 
Cumhuriyetin ilk yıllarından itibaren bu kültürel ortamda 1940 yılına kadar şu topluluklar ve edebi hareketeler ortaya çıktı.
 
MEMLEKETÇİLİK AKIMI:
 
Milli mücadele yıllarında Anadolu’ya geçen aydınlar, Anadolu gerçeği, halkı ve kültürü ve Türk köylüsü ile ilk kez karşılaşmışlar ve ilk kez yakından tanımaya başlamışlardı.  Yıllardır göz ardı edilen Türk Halkı ve köylüsü İstanbul’u dahi kurtarmayı başarmıştı. Savaş’tan mahvolmuş bir halde çıkan zaten öteden beri yoksul ve düşkün kalmış olan köyler,  erkek nüfusunun neredeyse tamamını kaybetmiş, sakatlar, yaşlılar, dullar, ve yetimlerden ibaret kalmıştı.  Anadolu halkı,, yoksulluk, hastalık, savaşın getirdiği diğer felaketlerle boğuşurken aydınlarda gördükleri bu manzaraları dile getirmişlerdi.  
 
Anadolu ve halkına ilgiyi çekmek isteyen aydınlar, , bu maçlarla Anadolu kültür, sanat ve folklorunu incelemek, Anadolu’yu her yönden tanımak hevesine kapılmışlardı. Memleketçilik olarak nitelenen bu genel eğilimin içinden çıkan Beş Hececiler ve Yedi Meşaleciler bu amaçlara değişik açılardan ulaşmak isteyen şiir toplulukları olarak ortaya çıkmıştı.  
 
Pek çok roman, hikâye, anı ve gezi yazarları da nesirlerinde bu konulara yer vermişler, eserlerinde savaş yılları sonrasındaki Anadolu’yu, Türk köylüsünü ve halkını anlatmışlardır.
Bu yıllarda Anadolu Folklorunu, halaylarını manilerini, türkülerini, destanlarını efsanelerini, vb derleme çalışmalarına da hız verilmiş, . Halk evleri kurulmuş,   her yönden halk kültürünü tanımak furyası da başlamıştı.  folklor derlemeleri, milli edebiyatın düşünce sisteminin de memleketçilik akımına dönüşmesi de hep bu anlayışın sonucudur.

Edebiyat, Dil bilim, Kültür, Folklor, Geleneksel ve Güzel Sanatlarla ilgili, Tez, yazı, İnceleme, ve Araştırmalarınız bize başvurarak bu sitede Paylaşabilirsiniz.
 
  BAŞVURU İÇİN : ESA, İLETİŞİM  veya s_kuzucular@hotmail.com

 

 


Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

Yapılan Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış...

Yorum Yaz

Yorum yazmak için üye girişi yapınız...