MENÜ
ESA E- DERGİ
DUYURULAR
SON 5 ÜYEMİZ
BEĞENİLENLER
Günün Şiiri: Haftanın Şiiri: Ayın Şiiri: Günün Yazısı: Haftanın Yazısı: Ayın Yazısı:
HATAY'DA KURULAN ŞİİR SOFRASI
Ekleyen : Musa Serin , 20 Aralık 2016 Salı Beğen 6
HATAY’DA KURULAN ŞİİR SOFRASI
 
18.12.2016 Pazar günü saat sekizde Halil KURU ile Dörtyol Öğretmenevi’deyiz. Dörtyol Öğretmenevi’nde midemizin kazınmasını önlemek için “kahvealtı” olacak şekilde kahvaltı yapıyoruz. Kahvaltının ardından bir-kaç bardak sıcak çay içerken Üstad Yusuf BİLGE kahvaltı salonuna giriyor. Kucaklaşıyoruz. Epey bir zaman oldu görüşmeyeli. Tanışmamız da enteresan olmuştu. “Tesadüflerde bizim bilemediğimiz güzellikler var” diyordu bir büyük insan. İşte Yusuf BİLGE ile İstanbul Ümraniye’de Bir tesadüf eseri tanışmıştım. Yusuf BİLGE kahvaltısını yaparken sohbette ediyoruz. Biraz sonra arabalarımızın geldiği haberiyle kendimizi bizlerin seyahati için tahsis edilen midibüslere biniyoruz.
Yusuf BİLGE ile yan yana oturuyoruz. Hatay’a varıncaya kadar sohbet ediyoruz. Sohbet ediyoruz diyorum da ben soruyorum o anlatıyor. Bir ara “SANAT VE EDEBİYAT AKADEMİSİ” sitesinde SEFERİ isimli birinden bahsediyor. Seferi benim de şiirlerime yorum yapmış beğenisini belirtmişti. “SEFERİ’yi tanımıyorum ama dolu dolu birisi. Galiba bayan mış” diyor.
Arabalarımız Antakya’nın içinde kısa bir tur attıktan sonra Harbiye’ye varıyoruz. Harbiye Defne İlçesi sınırları içinde güzel bir dinlenme ve eğlence merkezi. Yaz sıcağından kaçan Antakyalıların ilk geldiği yer Harbiye olsa gerekir. Çevre düzenlemesi güzel olmasa da güzel düşünülmüş eğlence mekânları şırıl şırıl akan suların sesi, devasa ağaçların gölgesi yaz sıcağından insanı koruyor. Devasa ağaçlar dedimse de ağaçların çoğunluğunu bizim “HAR” dediğimiz “DEFNE” ağaçları oluşturuyor. Defne ağacının tohumlarından yağ çıkarılıp, yağından zeytinyağı ile karıştırılıp sabun elde ediliyor. Ayrıca defne ağacının yapraklarından da sabun yapılmaktadır. Onun için defne ağacı halkın önemli bir geçim kaynağıdır.
Eğlence mekânlarını gezmeden önce turistik bir otelde kahvaltı için toplanıyoruz. Ev sahipliğini “HATAY BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANI” Doç. Dr. Sayın Lütfü SAVAŞ’ın yaptığı kahvaltı sofrasında şairler ve şiir severler toplanırken kahvaltıda daha çok Hatay’a has kahvaltılıkların başı çektiği( tuzlu yoğurt, patlıcan söğürme, sürk, biberli ekmek vs.) sofrada bütün güzel yiyecekler şair ve şiir severlerin önüne sunulmuş. “Yiyiniz, içiniz ama biraz sonra şiirlerinizle yediğiniz güzel yiyeceklerin zekâtını güzel şiirler okuyarak veriniz” der gibiydi sofra. Kahvaltıda güzel yiyecekler göze ve damağa hitap edip karınlar doyarken şairlerin güzel şiirleriyle birleşince güzellik daha da güzelleşiyordu. Kahvaltı sofrası şiir sofrasına dönüşüveriyordu.
Hatay’da kurulan şiir sofrasında önce “HATAY ŞAİRLER VE YAZARLAR DERNEĞİ BAŞKANI” sevgili Ali PARLAK nefis bir konuşma yapıyor, konuşmada hem Hatay’ı, Hatay’lıyı, Hatay’da yapılan şiir ve sanat faaliyetleri hakkında bilgi veriyor, hem de misafirlere “hoş geldiniz, iyi ki geldiniz” der gibiydi.
Ali PARLAK beyin konuşmasını yaparken nüktedanlığını gösterip şairlere de söz hakkı veriyor; şairlerde şiirleriyle ziyafet sofrasını şiir sofrasına çeviriyorlardı. Adana’dan sadece bir şiir okumak için gelen Aşık Ahmet MEKANSIZ, İstanbuldan gelen Köksal CENGİZ(Niyazkâr), Mahmut TOPBAŞLI(Günbeyli), Yasin MORTAŞ, Tayyip ATMACA ( Kars’tan gelen bir aşık, Aslen Kırıkhan’lı olan ama Adana’dan gelen bir aşık ve Hatay’ın ilçeleri ve özelliklerini dile getiren şiiriyle bir başka şair şiirlerini okuyor. İsimlerini yazamadığım şair dostlar beni bağışlasınlar) güzel şiirleriyle gözümüzün, midemizin yanında gönlümüzün de doymasına sebep oluyorlardı.
Kahvaltının sonlarına doğru konuşan ev sahibi “HATAY BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANI” sayın Doç. Dr. Lütfü SAVAŞ güzel bir konuşma yapıyor, ardından Yayladağlı bir şair’in şiirlerini bastırmaya söz veriyor ve gelecek senelerde “HABİB-İ NACCAR ŞİİR AKŞAMLARI” adıyla “HATAY’DA KURULAN ŞİİR SOFRASI”NIN devam edeceği müjdesini veriyordu.
Bir ara tarafımdan “Cemil MERİÇ’in de unutulmaması gerektiğini” belirtmeme rağmen sadece şair Süreyya DURNA destek veriyor ama ardında “CEMİL MERİÇ EDEBİYAT GÜNLERİ”  yapılması karalaştırılıyordu. Çünkü Cemil MERİÇ Hatay için önemli bir değerdi ve Tür Edebiyatı, Türk Fikir Hayatı için unutulmaması gereken önemli bir şahsiyettir.
Kahvaltı sonrası hatıra fotoğrafı çekilip belediye başkanını uğurlayıp ikili sohbetlerimizi arabalarımızın gelmesiyle arabalarda devam ettiriyoruz. Arabalarla Harbiye’nin eğlence merkezine, şelaleleriyle ünlü çay bahçelerini gezmeye gidiyoruz.
Harbiye’den Habii Naccar Camii’ne doğru gidiyoruz. Habii Naccar Camii Dünyada yapılan ilk camii, ilk ibadet mekânlarından. Cami avlusunda Hz. İsa’nın iki havarisinin mezarı ve Habibi Neccar’ın mezarının olması mekânın önemini biraz daha arttırıyor. Camii müezzini tarafından camii hakkında güzel bir tanıtım yapılması da güzelden öte bir hareketti bizim için. Öğle namazlarımızı gecikmeli olarak Habibi Neccar Camii’de eda edip arabamıza biniyoruz. Bu arada Hatay’da olduğumuzu öğrenen Halil KURU ağabeyin sevgili kızı Aybala Ayşe KURU, eşi ve iki yavrusuyla ziyaretimize gelmeleri bizim için güzel bir sürpriz olduğunu da belirteyim.
Otobüslerimiz Antakya, Belen, İskenderun istikametinde dönüş yolculuğunu başlarken saatin ilerlemesi sebebiyle İskenderun’da sadece sahilden tur atıp doğruca Payas Sokullu Mehmet Paşa Kervansaray’ına saat 17.30 gibi varıyoruz.
“PAYAS SOKULLU MEHMET PAŞA KERVANSARAYI” için söylenecek o kadar çok şey var ki anlatamam. Daha önce birkaç defa gezmiş birisi olarak muhteşem bir RESTEROSYAN yapıldığını belirtmeliyim. Emeği geçenlerden başta Payas Belediye Başkanı Bekir ALTAN Beye ve bütün emeği geçenlere teşekkür ediyorum. Tarih ancak bu kadar sevilir ve ancak bu kadar korunur. Rehberimiz Mimar Tuba Hanım Sivaslı olmasına rağmen KERVANSARAY’ı bizimle birlikte gezerek tanıtım yapması, yapılan güzellikleri göstermesi işin ehli biri olduğunun göstergesidir.
Kervansarayı gezdirirken bir de sürprizle karşılaşıyoruz. Kervansarayda paşaların yemek yediği yerde bizler bölgemize has “KÖMBE” adını verdiğimiz büyük tepsilerde, sinilerde yapılan bir çeşit börek ve yanında çay ziyafeti ne kadar güzeldi ve bütün yorgunluğumuzu alıverdi. Ardından gecenin ilerleyen saatine rağmen getirilen sazlarla müzik ziyafeti ayrıca güzel olduğunu belirtmeliyim.
“Zaman sonludur ve her işin bir bitişi vardır” derler. İşte bu güzellikler yaşarken gecenin ilerleyen saatinde arabalarımıza binip Dörtyol’a revan oluyoruz. Bizler Osmaniye’ye gideceğimiz için Dörtyol’da kalan arkadaşlarla vedalaşıyoruz, helâlaşıyoruz, gözlerde nem, gönüllerde buruklukla ayrılıyoruz Dörtyol Öğretmenevi’nden. Bizimle birlikte Kahraman Maraş’a gidecek arkadaşlarda ayrılıyor. Kahraman Maraş’a gidecek olan arkadaşlar Dörtyol Otobüs Terminali önündeki sergilerden portakal ve mandalina alıp otobana girerken bizlerde Osmaniye’ye doğru yöneliyoruz.
Bilmem bir daha nerede ve ne zaman kurulur ŞİİR SOFRASI
Bilmem bir daha nerede ne zaman açılan ŞİİR SOFRASINDA gönül iklimine gönül gözümüzü doyurur şairler.
Son söz: İki güne sığdırdığımız güzellikleri eksiği veya fazlasını anlattıkta bir şeyi de anlatmak gerekir. O da bu organizeyi yapan gönül gözü açık, yüreği sevda dolu, Türkiye Sevdalısı Şahamettin KUZUCULAR’ın çabasını, gayretini ve fedakârlığını anlatmaya kalemler kâfi gelir mi? Cümleler anlatabilir mi dersiniz? Onu da bir başka yazı da dile getirelim isterseniz.20.12.2016
Musa SERİN

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

Yapılan Yorumlar

20 Aralık 2016 Salı 15:47:06

Sayın hocam...bu ortamda bulunmak gerçekten de çok muhteşemdi...selamlar, saygılar...
20 Aralık 2016 Salı 16:07:42

Teşekkürler. Selam ve saygılar bizden size

20 Aralık 2016 Salı 21:10:43

Hocam yazınızda benden de bahsetmişsiniz. Yusuf Bilge Hocamla birlikte hakkımdaki güzel sözleriniz için ne desem boş, çok mutlu oldum. Çok güzel bir 2 gün geçirdik, kalben ve ruhen ihtiyacımız varmış. İsviçre'den, sadece bu proğram için gelmiştim, iyi ki de gelmişim, katılmışım. Anlatımlarınızla o günleri bir daha yaşadım. Gönlünüze sağlık. Selamlar, saygılar...
21 Aralık 2016 Çarşamba 16:22:51

Güzel yorumunuz için teşekkürler. "Çok güzel iki gün" ve bu iki günde güzel insanlarla tanışmak için "İsviçre'den bu program için gelmek" elbette güzel bir olay. Teşekkürler Seferi."Gönlünüze sağlık. Selamlar, saygılar."

21 Aralık 2016 Çarşamba 15:47:29

Çok güzel 2 gün geçirmemize vesile olan DÖRTYOL belediyesi, Şahamettin Kuzucular hacam, ve siz değerli şair ve yazar arkadaşlarıma en içten teşekkürlerimi sunuyorum.
21 Aralık 2016 Çarşamba 16:24:48

Gümüşhane'nin, Şiran'ın güzel insanı teşekkürler yorumunuz için. Selamlar, sevgilerle

21 Aralık 2016 Çarşamba 15:55:12

Bu etkinlik böylesi güzel yazılar ile yâd edilmişse şiir ve dostluk adına maksatta hasıl olmuş demektir. Yapana yaşatanlara, sponsorlara ve katılımcılara teker teker tebrikler
21 Aralık 2016 Çarşamba 16:31:30

"Bu etkinlik böylesi güzel yazılar ile yâd edilmişse şiir ve dostluk adına maksatta hasıl olmuş"tur elbet. Güzel günleri yaşatanlar ; başta Şahamettin KUZUCULAR, Dörtyol Belediye Başkanı Yaşar TOKSOY, Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı sayın Doç. Dr. Lütfü SAVAŞ, Hatay Şair ve Yazarlar Derneği Başkanı Ali PARLAK ve bütün şair beyefendi ve şaire hanımefendilere şükranlarımı sunuyorum.

22 Aralık 2016 Perşembe 18:52:19

Gönül dostu Musa SERİN Kardeşim, öncelikle sağlık ve mutluluk dileklerimle sizi tanımaktan onur duyduğumu ifade etmek isterim. Bu güzel yazınızla birlikte fotoğraflardan ve yazılardan oluşan albüm/dosya çalışmamı bitirir bitirmez mail adresinize ulaştırmaya gayret edeceğim. Duâlarda ve güzel haberlerde buluşmak dileğiyle selam ve muhabbet... Hoşça bakın zâtınıza...
24 Aralık 2016 Cumartesi 10:33:09

Güzel insan yorumunuz ve yorumda belirttiğiniz güzel dilekleriniz için teşekkürler. Hazırlamaya çalıştığınız "ALBÜM DOSYA"yı sabırsızlıkla bekliyorum. Allah yar ve yardımcımız olsun.

Yorum Yaz

Yorum yazmak için üye girişi yapınız...