MENÜ
DUYURULAR
SON 5 ÜYEMİZ
BEĞENİLENLER
Günün Şiiri: Haftanın Şiiri: Ayın Şiiri: Günün Yazısı: Haftanın Yazısı: Ayın Yazısı:
GEÇMİŞ ZAMAN OLURKİ HAYALİ CİHAN NDEĞER
Ekleyen : Ecir Demirkıran , 21 Kasım 2016 Pazartesi Beğen 3
      Çocokluğumun geçtiği köy, bir dağ köyü olup, hertürlü meyve zebzenin yetiştiği, dört yanında akan ve herbirinin bir değirmeni döndürecek kadar gür ve akıntılı aktığı, yazın suyunun buz gibi soğuk, kışın ise buharlaşan dumanların çıktığı sımsıcak suyu ile şirin güzel bir köy.
       Köyümüz 300 haneli 2000 nufuslu etrafı bağ ve bahçerin çevirdiği,bahçlerin bitiminde ormanın başladığı, mühteşem tabiat güzelliği ile dillere destan bir köy, içinde Bey ve Mir ailelerinin yanında Şeyh ve Seyyit dediğimiz, ve Peygamber ailesinden geldiklerini söyleyen aile ile güzel bir mozaiği olan ve adını Bey lerden alan Beykent köyü , Bu güzel  köyün hemen girişinde mühteşem nar bahçesinin  içinde her hafta  Vali bey in  dinlenmek ve hoşça vakit  geçirmek için geldiği köyümüze bahçe içinde yapılmış köy odası dediğimiz dayalı döşeli konak vardı.  , bu güzel köyde yaşam köyün güzelliği ile parelellik göstermiyordu , Köy bir dağ köyü olması hesabıyla, geçimini hayvancılık ve Bağ ve Bahçeden gelen meyvelerin satışından elde edilen para ile sağlıyabiliniyordu, İlk okulun ilk 2 yilinı Ermenilerden kalma ve iki odalı  bir kilisede okudum yani bir sınıfta 1.2.3. Sınıf öğrencileri diğer sınıfta 4.5. sınıf öğrencileri eğitim görüyordu köyde eskiden ermenilerde yaşıyormuş, bizim zamanımızda ermeni yoktu, yada varsa bile musluman olumuşlardı, Köyde yaşantı zordu, baharın başlangıcı ile bağlarda başlayan budama ve belleme işi havaların ısınması ile sebze ekimine başlanırdı, yaz gelir bağ bozumu badem ceviz silkeleme Pekmez yapma Safhası ile badem ve ceviz toplama derken sonbaharın ortalarını bulurduk, bunları yaparken henüz yaş iken Hayvanların  yeme ihtiyacını karşılamak, kışın Yakmak için  dağa ormana gider balta ile ağaç keserdik, bunu gece yarısından sonra yapardık nedenini bilmiyorum , belki gece serinliğinden, belki jandarmanın korkusundan olacak, hergece swaat 01.00 sulalarında köyün gençleri ve daha küçük yaşta olanlar dağa çıkar , gençler odun keser, yük haline getirir  bağlar ve eşeğin sıtına yüklerlerdi, bizde eşekleri önümüze katar zifiri karanlıkta köyün yolunu tutardık , sabah ezanı ile birlikte köye varır yükleri böşaltıp tekrar dağa çıkardık , bu sürede 2.ci yük ağaçları kesilmiş ve hazır hale gelirdi, tekrar köye vardığımızda güneş çıkmış hayvanlar otlaklara gönderilirdi. Köyün evleri 2 katlı olup alt katta hayvanlar barındırılır, üst katta ise  hane halkı yaşardı.kışlar çok çetin geçerdi,kar yağdığında ikinci katın peceresine kadar karla dolardı, herşeye rağmen çılgınca bir çocokluğumuz vardı ve çok zevkliydi, nede çok oyun bilirdik o zamanlar.
     
           Yeni okulumuz ben 3.cü sınıfa başladığımda  eğitim öğretime başladı, artık  5.sınıflı yeni bir okulumuz  yeni modern sıralarımız vardı, Sevincimiz görülmeye değerdi, bir sürü öğretmen gelmişti, öğretmenlerimiz çok babacan ve cana yakındılar, her gece bir eve misafir olur, hem bizi kontrol ederlerdi hemde babalarımızla koyu bir dostluk kurarlardı, aileden bir fert gibiydiler, bizim okumamız için her çareye başvuruyorlardı, ilkokuldan sonra babalarımızı ikna edip ortaokula ve oradan liseye gitmemiz için mucadele ederlerdi, bizde öğretmenlerimizi sever ve sayardık, Bir gün annem beni köyün bakkalına  tuz almaya gönderdi bakkala vardığımda içerde öğretmenimin oturduğunu görünce hemen dişarı çıktım, ve öğretmenimin çıkmasını bekledim , öylece yaklaşık bir saat geçmişti, nasıl olduysa öğretmenim beni fark  edince içeri çağırdı, niçin dışarıda beklediğimi söyledi, birşemi alacaksın deyince bende annem tuz almam için gönderdi dedim, fakat sizin  içetide oturduğunuzu görünce utandım içeri girmedim , çıkışınızı bekliyordum öğretmenim deyince , saçlarımı okşadı, ve tuzu almamı söyledi. tuzu aldım ama annenemin bana kızacağından korkuyordum , öyle ya yemek yapacaktı, ve tuz için bir saattir bekliyordum. Eve varıp anneme durumu anlatınca azar duyacağım diye beklerken, annem yanağımı okşadı, iyi ettin oğlum , bir talebe annesine ve babasına gösterdiği saygıyı Öğretmenine de göstermesi gerekir, onlar bizm iyi insan olmamız, okuyup daha iyi bir hayat sürmemiz için uğraşıyorlar, onların görevleri de en az anne ve babaların görevi kadar kutsaldır dedi. biz böyle gördük , inşaallah çocoularımızda bu yönde yetişir,  tüm öğretmenlerimizin  öğretmenler günü kutlu olsun, kalın sağlıcakla.

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

Yapılan Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış...

Yorum Yaz

Yorum yazmak için üye girişi yapınız...