ÜYE PROFİLİ
Şahin Mutlu
Normal Üye
Cinsiyet : Bay
3.6.2016
HAKKINDA

Yapılan Yorumlar

06 Haziran 2016 Pazartesi 00:48:07

Selam ve Duâ... "Edebi yâd ve San'at Akademisi" Ailesiyle ilk kez tanışıyorum; lâkin paylaşımlarla tanıştıkça da eski(mez) dostlarla geç tanıştığımı ifade etmek isterim... Kimliğimle ilgili çok söz söylemek istemem; lâkin "Çocukluğum ve Öğretmenliğim" başlıklı denememi sitenizde paylaştım. Bu çalışmamı da sizlerle özde tanışmak için gönderdim. Değerlendirmelerinizden ve yorumlarınizden mutlu olurum... Selam ve muhabbetle hoşça bakın zâtınıza... Şahin Öğretmen

06 Haziran 2016 Cuma 20:38:14

Eyvallah üstadım.

06 Haziran 2016 Cuma 22:37:57

Eyvallah üstadım.

03 Mart 2017 Çarşamba 11:44:11

Gününüz hayra kalsın değerli ağabeyim. Size bir mesaj gönderdim ancak sanırım bildirim gelmediğinden henüz görmemişsiniz. Vaktiniz olursa mesaj kutunuza bakarsanız çok sevinirim. Selam ve muhabbetle.

Yorum Yaz

Yorum yazmak için üye girişi yapınız...
SON EKLEDİĞİ KONULAR
  KONU BAŞLIĞI KATEGORİ OKUNMA YORUM
Lirik Aşk 137 10
Söyleşi 101 4
Lirik Aşk 112 4
Lirik Aşk 45 0
Genel 143 10
Lirik Aşk 98 6
Genel 108 12
Genel 89 8
Didaktik Eğitici 89 1
Genel 96 1
SON YORUM YAPTIĞI KONULAR
  KONU BAŞLIĞI YORUM
" İnsanlar kendisi gibi iki yüzlü olan yaşama hep ters yüzden bakıyor..." Bu cümleyi birkaç kez okuyup yanlış yapmamaya gayret ettim; ama muvaffak olamadım... Bununla birlikte -yanlış ya da doğru- bir yorum yapmak istedim: Yaşam iki yüzlü değildir,her insan da iki yüzlü değildir... Selam ve duâ ile...
"Çıkar dilinin altındaki baklayı," Bu deyimin öyküsü farklı Erhan Kardeşim.Devamı olan cümle ile de örtüşmüyor... Selam ve muhabbetle...
"İslam irfanında, Mekke’dekine “Dostun Yaptığı Ev” , müminin kalbine ise “Celal Sahibi Allah’ın Yarattığı Ev” denir." Sevim Hanım bir kez daha kutlarım sizi... Yazınızda çok önemli bir detayı gündeme alışınız çok hoş olmuş: Kimileri kul hakkını para,pul ve maddelerle sınırlarlar. Halbuki gönül kırmak, üzmek, zulmetmek, hor görmek,aşağılamak, küçümsemek ve sayamayacağımız kadar bu neviden kusurlarımız kul hakkının merkezinde önem taşımaktadır. selam ve duâ ile...
"Siyasi ideolojik tarikat hoplatmaları ile veya elitzade oldukları için zorla meşhur edilmiş anlatımı rezalet onca meşhur öykücü ve romancı..." Önceki değerlendirme cümleniz ne kadar şık ve güzel olmuş; lâkin bu cümleleriniz ESA'nın estetiğine ve etiğine hiç uygun düşmemiş diyor yorum anlayışım... Selam ve muhabbet...
Değerli kardeşim, tesbitinize aynen katılıyorum; lâkin ümidsizliğe prim vermemenizi dilerim. -İzninizle- isminizin ve soyadınızın mesaj içerikli olduğunu düşünüyorum: Çınarların filizleri, sayenizde hayat bulacak ve sitem ettiğiniz hayata karşı kendi irade ve şuûuruyla özlenen hayata yeni kapılar açacaktır inşâallah... Selam ve duâ ile...
Can dost, bu güzel paylaşımınıza mâzide kalan bir paylaşımla katılmak isterim: 6 yılı aşkın bir zaman savaş meydanlarında askerlik görevi yapmış olan Hacı Ahmet ve Hacı Kadir Amca "gazi maaşı" almaktan şiddetle imtina etmişlerdi. Açıklamaları şöyle idi:" Gazilik maaşı teklifi bile bizi rahatsız etti evlâdlarım. Biz o günlerde bize güç veren Allah rızasını paraya pula heba etmeyi zül sayarız kendimize. Elimiz ayağımız çok şükür sıhhatte, bağımızdan bahçemizden Allah ziyadesiyle rızkımızı veriyor. Yüzü koyun uzanarak dişlerimizle kopardığımız otlarla karnımızı doyurduğumuzda 'Elhamdülillah' dediğimiz o günlerin hazzını kimseye kaptırmaya niyetli değiliz. Bu sözlerimiz ömrünüz oldukça kulağınıza küpe olsun yavrularım...Tamam mı, anladınız mı!..." Selam ve muhabbetle can dost...
Öncelikle -bilinen ve bilinmeyen- hayat hikayelerine rağmen ahirete irtihal eden idrâk,şuûr ve irade sahibi büyüklerimize Rahmân-ı rezzâk’tan Rahmet, Habîb-i Şefîk’ten Şefâat dileklerimizle Duâlarımızı gönderiyoruz… Seferi Can Kardeşim, hayatın içinden böylesi uyandırıcı, mesaj yüklü paylaşımınız için teşekkürler... selam ve duâ ile...
Sevim Hanım, öncelikle varlığımızın temel taşları tarihimizle ilgili paylaşımınız için teşekkürler. -İzninizle- duygu ve düşüncelerinizi teyid eden ifadelere bir başka pencereden katılmak isterim: Bu günlerde iftiharla gündemimize aldığımız 12 ve 18 Mart gibi dünya tarihine not düşen atalarımızı ne kadar minnet ve şükranla yâd etsek “yine bir şey yapabildim diyemem hâtırana” sözleri gönlümüzü hüzünlendiriyor. O günlere zafer kaydı düşen millî ve manevî idrâk ve şuûru ne kadar hakim kılabildik hayatımıza… Anlık kutlamalardan ziyade o muhteşem ruhu hayatımıza mihenk taşı olarak kaydedebildik mi!... Her yaştan olarak, aile ve toplum hayatımızda o günlerin mesajını, özüne halel getirmeden paylaşabiliyor muyuz!... Getirisi olmayan, mâzimizin hâkikatine uzak hamasî söylemlerle günü geçiştirme gafletinden kurtuluşumuza dair belirsizlikler ne zaman son bulacak. Topçu, popçu, lüpçü etrafındaki yığınlar(!) ne zaman varlığımızın bekâsı konusunda mesai yapacaklar!... Millî Şâirimiz M. Âkif’in “Girmeden tefrika bir millete düşman giremez. / toplu vurdukça yürekler onu top sindiremez. “seslenişinden ne zaman nasipleneceğiz… Sevim Hanım, malûmunuz bu sorular uzayıp gider… Lâkin karamsar değilim; çünkü bu vatan, kemiyetlerin gafletine inad keyfiyetlerin varlığıyla istikbâl ve istiklâline sahip çıkacaktır. Bununla birlikte kaybedilen fırsatlara ve heba edilen zamanlara da üzülmemek mümkün olmuyor… Selam ve duâ ile…
Can Dost, - izninizle- bu güzel yazınızı arşivime kaydediyorum. " Olsun deminiz / Olmasın gamınız / Hayra dönsün serencâmınız..." Y.K.B. Selam ve muhabbetle...
Can Dost, bilmukabele selam ve duâ ile gönlümüze gül seren değerlendirmeniz için teşekkürler... Hoşça bakın zâtınıza dileklerimizle...