ÜYE PROFİLİ
Dursun TOMBUL
Normal Üye
Cinsiyet : Bay
20.1.2016
HAKKINDA
BİYOGRAFİSİ
 
Aslen Şebinkarahisar-Alişar Köyü-Killik Mahallesi İmamlar (Çakmaklar) Sülalesine mensup olan Şair,20 Ağustos 1954 Cuma günü sat 13.00 de, Şişli Hamidiye Etfal Hastanesinde, istemeden dünyaya gelmiştir.
       18 yaşına kadar, o zamanın güzelim İstanbul’unu, hele hele Şişli-Osmanbey-Taksi-Beyoğlu Hattını doya doya yaşamıştır. (Bu mutluluk kendisine ömrübillah yeter)
        İlk şiirlerini, 1968 sonlarında (14 yaşında) yazmaya başlamış, hemen sonunda da Şiir Dünyası’nın büyülü atmosferine kapılıp, orada kendini keşfetmiştir.
       20 yıl evli kaldıktan sonra, 2001 de resmen boşanmış ve bu evlilikten bir erkek ve bir kız Çocuğu bulunmaktadır. Ayrıca kendi deyimi ile (serseri) dünya tatlısı Ahmet Mete TOMBUL adlı Torun sahibidir.
       En büyük korkusu; torunu Ahmet Mete TOMBUL’un büyünce müthiş bir Şair olup Kendisini Şiir Dünyası’nın dışına iteceği hissidir.
       Şairin, Beyoğlu’nda  (6) adlı şiiri, unutamayacağımız merhum bestekâr Mustafa MALAY Tarafından Rast Makamında bestelenmiştir.
 
       2000 Yılında; Beyoğlu Sanat-Edebiyat-Kültür araştırmacılarının yaptıkları
Geniş ve kapsamlı araştırmalar sonucu, Beyoğlu için yaşanmış en fazla şiir yazan Şair olduğu belirlenmiş ve kendisine “Bir Beyoğlu Şairi” sanı verilmiştir.
       Türk Dili ve Türk Şiiri’ne hizmet etmek, geriden gelen yeni nesil genç şairlerin önünü Açmak maksadıyla;2003-2008  yılları arasında, her ayın 1. Pazar günleri Türk Tıbbının duayenlerinde ve Türk Televizyonculuğunun babası      Op.Dr. Hayri DAVAS hoca ile Birlikte,Türkiye’nin (Pera-Palas Şiir Sohbeti Programından sonraki) en kaliteli ve çizgi üstü Şiir programı olan “Beyoğlu Şiir Dinletisi” ni; aralıksız ve hiç aksatmadan 5 yıl büyük bir başarıyla sürdürmüştür.2008 yılında Çanakkale’ye yerleşmesinden dolayı, bu emsalsiz dinletiye istemeyerek son  vermiştir.
 
 
        Aradan geçen bunca zamana rağmen; “Beyoğlu Şiir Dinletisi”, ne unutuldu, ne de hafızalardan silindi. Anlaşılan odur ki, anılarımızdaki tahtına gönlünce ebediyen kuruldu. Bugün dahi, Türkiye’nin Gerek İstanbul Başta olmak üzere, şiirle iç içe olan her yöresinden, bu dinletinin devamı için telefonlar ve msj.lar gelmektedir.
 
                                  ............................................................................
 
       Şair, Çanakkale Şiir Tarihinde de bazı ilklere imza atmıştır.
 
       İlk kez tam anlamıyla 2006-2007 yılları arasında, M. Akif Ersoy Kültür Salonu, Teşhir Salonunda “Çanakkale Şiir Dinletisi” programını hazırlayıp, halka açmış ve icra etmiştir.
       1-Yine ilk kez “Çanakkale Şairler ve Yazarlar Derneği”ni 22 Şubat 2007 tarihinde kurmuş ve 1 yıl başkanlığını görevini sürdürmüş, 22 Şubat 2008 tarihinde de çeşitli olumsuzluklar nedeni ile hem dernek  başkanlığından hem de üyeliğinde 10 arkadaşı ile ayrılarak, çok büyük emekler ve uğraşlar sonu, karşısındaki suni engellemelere rağmen kurduğu dernekle alakasını kesmiştir.
       2-Yine Çanakkale Şiir tarihinde bir ilki gerçekleştirmiş olan Şair; 2007 yılı Ekim ayından İtibaren, Çanakkale Kapalı Ceza Evinde, İlk kez Şiir Dinletisi programlarına başlamış - (Bu Şiir Dinletilerine Çanakkale dışından da Şairler davet edilmiştir)  Ocak 2010 tarihinde olumsuzluklar nedeniyle bu dinletiye son vermek durumunda kalmıştır.
       3-Yine Çanakkale Açık ceza evinde, ilk kez Şiir Dinletisi programını düzenlemiş, ancak Cezaevi mesai saatlerinin, dinleti programı saatine denk getirilememesi sonucu 1 yıl sonra bu Dinletiye de istemeyerek son vermiştir.
 
       4-(Bu Şiir Dinleti Programlarında her zaman yanımda olan ve bana destek veren, Kadim Arkadaşım Şaire Pervin Beyhan TEKTEL hanımefendiye, Eski C.İnfaz Savcımız Sn. Abdulgaffar GÜNDOĞDU Bey’e, Eski C.Kale C.Başsavcımız Sn. İlmettin KÖKLÜ Beye, İl Milli Eğitim Müdür ve Md.Yrd.cıları ve Personeline, İl Kültür Turizm Eski Md. İsmail KANSIZ bey’e ve halen çalışmakta olan personeline,İl Dernekler Md. Sn. Resul KARAKURT  Bey’e, Teşekkürlerimi insanlık borcu bilirim)
 
 
 
        5-Yine Çanakkale Şiir Tarihinde bir ilk olacak olan Çanakkale Şairler Şöleni için, 15 Haziran 2099 tarihinde sıkı bir çalışmaya girmiş, Türkiye Genelinde 1000den fazla Şair-Şaire Edebiyat Adamı-Dergi ve gazete yöneticileri ve yorumcular ile temasa geçip, bu oluşumun yol Haritası çalışmalarının neticelenmesi için yoğun çaba sarf etmiş, bu kadar özveri ve iyi niyetli çalışması sonucunda; 15 Temmuz 2009 tarihinde ise bazı art zihniyetli kişilerin devreye girmeleri neticesinde, 75 seçkin şair ve şaire, edebiyat adamından oluşan arkadaşları ile bu organizasyonu Gerçekleştirmekten soğumuş ve bırakmıştır.
 
        Şair; Dünya Şairler ve Şiir sevenler Derneğinde Genel Sekreter olarak görev
yaptığı 2005-2008 yılları Arasında, gösterdiği performans ve yapmış olduğu özveri çalışmalarından ötürü “Üstün Hizmet Plaketi” ve “Onur Belgesi” almıştır. 
 
        Şişli Lisesi 1976 Yılı Mezunudur.
 
        Türk Dili’nin aslında kalması ve korunup yaşatılması için bir çok çalışması vardır. Şair’e göre, dünyadaki bütün diller, beraber olsa yine de Türk Dili’nin eline su bile dökemez.
 
        Sn. İ.Işık’ın Nisan 2009 da yayımladığı Türkiye Edebiyatçılar-Kültür Adamları Ansiklopedisi’nin 11. Cilt 36. Sahifesinde yer almaktadır.
 
        Türkiye Yazarlar Birliği (1268) nolu üyesidir.   
 
        11. Şiir kitabı da yayınlanmıştır.
 
        Şair’in Şiirleri,  Türkiye’nin önde gelen Şiir Portallarından:
Edebiyat Defteri-Milliyet Blog-İz Edebiyat-Antoloji Com-Edebiyat Galerisi-Şiir Tutkusu-Şiir Türkiye-Şiirkolik-Edebiyat Dünyası Net-Şiir Sanatı-Edebik Com.  Şiir Defteri-Şiir Demeti-Şiirimin Dili  Vb. gibi Şiir partallarında halen yayınlanmaktadır.
 
       Şair, halen yalnız yaşamakta ve tüm yaşamını Türk Dili ve Türk Şiiri’ne adamıştır…
 
 
 
 
 
 
 
BENDEN; ÖZLÜ SÖZLERİM…
 
 
 
-ALLAH Korkusunun olduğu yerlerde;
  İnsanlar sadece nasip-kısmetlerini yerler.
 
-ALLAH Korkusunun olmadığı yerlerde ise;
  İnsanlar birbirlerini yerler…
 
 
 
 
 
 
 
 
 
-Feleğin Attığı Her Zar;  Dü Şeş Gelir.
 Aman ha Onunla Zar Atma…
 
-Eğri İşten, Doğru Netice Çıkaramazsın…
 
-İnsanoğlunun, İcat Edemediği Tek Şeydir;  Aşk…
 
-Aksi İş, Vakitsiz Zamanda Çıkıverir…
 
 
-"Güvenme,
  Gençliğine, güzelliğine ve de   
  dünya servetine.                                                                                                                            
   An gelecek,
   Bir hık olarak biteceksin,
   Azrail'in elinde"...
 
 
-Çirkin İşlerin, Güzel Tarafı Yoktur...
 
 
- Yaşamın Figüranıdır; İnsan…
 
 
 
 
 
 
 
Gönül Yaren arar,
Zamanı şaşırtmak için.
Sevgiler dost arar,
Gerçek Yüreklerde büyümek için.
İnsanoğludur yanılır, sonra tövbe eder.
Yarınlara sanımız kalsın yeter…
 
 
 
 
 
 
BİR ÖNSÖZ YAZISI DA BENDEN OLSUN DEDİM;
 
1971 yılında Varlık Yayınlarının bir sayısında okumuştum, o gün bu gündür de bu sözü hiç unutamadım: 
 Macar Edebiyatçı-düşünür Andrey Kostalyn, “Şiir Duyguların bir mucizesidir” der. Aynen katılırım.
Duygu; Allah’ın, biz kullarına bahşettiği en önemli nimet olsa gerek diye düşünüyorum. Zira hiçbir şey heyecansız başlayamıyor, süremiyor ve sonuca da erişemiyor. Duygunun var olması kadar da içimizde iliklerimize dek yaşatılması da bi o kadar önemli. Akıl da önemli tabii ki. Düşünceden de bahsetmeden geçemeyiz. Akıl ve düşüncenin dışa vurumu ise “Eser” dir. Eser veya eserler üretmiş insanların yaşamlarına bakıldığında “duyguların” payının yüksek oranda olduğu hep görülmüş ve de yeni eserler ortaya çıktığında da görülmeye devam edecektir.
Biz Şairlerin eseri ise “Şiir Kitaplarıdır” değil mi. Çok değil Cumhuriyet Şiirimizdeki Şiir kitapları ile günümüzde sözüm ona yayınlanan şiir kitaplarını incelediğimizde arada anormal bir farkın olduğunu hemen anlarız. Bu farkın esas sebebinin de günümüzde yazılanların tamamına yakını, duygudan yoksun olmalarındandır. Zira günümüz yaşam koşulları tamamen maddiyat platformu üzerinde oturtulduğundan, duygu-düşünceye hiç ama hiç yer bırakılmamıştır. Gerçek “Aşklar” buhar olup uçup gitmişler.” İnsanlığın en onursal simgesi olan içten merhabaların” yerlerini menfaatlerin maskeli baloların maske gülümsemeleri almıştır.
Şu gerçeği neden kabullenmeyiz bunu anlamakta zorluk çekiyorum: Yaşam; sevgi-saygı-güvenle örülü “duygular kulvarının” dışına itilmiş, ekonomik kulvarda, tepeden tırnağa para-pul-menfaat ilişkilerinin at koşturduğu, kapı komşuluğu-mahalle sakinliklerinin en önemli göstergesi olan misafirliklerin de tamamen unutulduğu, ekonominin kirli dişleri arasında can çekişmektedir. Böyle bir yaşamdan nasıl duygu-düşüncelerle örülü eser (ler) beklenebilir. Dolayısıyla de günümüzdeki şiirler veya şiir kitaplarındaki şiirlerde, oran olarak ne kadar “saygı-duygu” yaşatmaktayız. Esas sorulması-cevap verilmesi gereken soru budur.
2004 de yayımladığım “Bir Beyoğlu Sevdasında Mumyaladın Duygularımı” adlı 2.Şiir Kitabımdaki “Beyoğlu Şiirlerime” aradan geçen 12 yıl sonra şöyle bir okuyucu gözüyle bakıp incelediğimde, ne kadar yaşamla dopdolu, duyguların fışkırdığını, her hali ile de O Eski Beyoğlu Yaşamına olan özlem ve saygıdan hiçbir noksanlık yapılmadığını yukarıda belirttiğim şekilde hemen anlarım.
Tamamıyla betonlaşan günümüzdeki yaşamda, Şairlerin ilham kaynakları çok azalmış, eser üretecek konu bulmakta zorlanmaktalar. Hadi gelin de bu saatten sonra “Dünya Şiir Günü” imiş de kutlayalım. Adama, kargalar değil kundaktaki çocuklar bile kıkır kıkır gülerler. En doğru olanın ise, takvim yapraklarından bu günün ismini silmek olacaktır diye derin-derin düşünmekteyim.
Dedim ya ortada artık ”o saf duygu-düşüncelerden” eser kalmadığına göre Dünya Şiir Gününü kutlamak gibi bir enayilik krokisinde kalmayı hiç ama hiç istemiyorum.
Saygılarımla…

Yapılan Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış...

Yorum Yaz

Yorum yazmak için üye girişi yapınız...
SON EKLEDİĞİ KONULAR
  KONU BAŞLIĞI KATEGORİ OKUNMA YORUM
Lirik Aşk 92 2
Lirik Aşk 110 2
Lirik Aşk 190 0
Lirik Aşk 226 0
Lirik Aşk 271 1
Lirik Aşk 300 2
Lirik Aşk 215 0
Lirik Aşk 227 0
Lirik Aşk 218 0
Lirik Aşk 218 0
SON YORUM YAPTIĞI KONULAR
  KONU BAŞLIĞI YORUM
Tebrikler. Aynı ad ile yıllar önce yazdığım Şiirimi paylaşmak isterim; HİÇ HESAPTA YOKKEN Elbet Bir gün Karşılaşacağız. Belki Metrodan çıkarken Çarpışacağız. Birbirimizi Tanınamazlıktan gelirken, Bakışlarımızın tokalaşacağı Muhakkak. Duygular, Sohbete dalıp giderken, Anılarımızın hortlamasına Karşı Koyabilecek miyiz? Peki akşam Evlerimize nasıl döneceğiz; Hiç hesapta yokken... (6.5.2002 tarihli 3.şiir kitabımdan)
Sağolunuz...